
| Yer:Baltimore/Amerika | Tarih:02 Nisan 2002 |
|
Deprem görmüş ev gibiyim…nasıl olduğunu bilir misiniz?Hiç deprem gördünüz mü hayatınızda…ben gördüm…bir marifetmiş gibi yazdığım bu olayda bütün öğretmenlerimi ve arkadaşlarımı,kısacası kendi hayatım dışında hayatıma giren diğer bütün hayatları kaybettim….13 Mart 1992 saat akşam 19.20…o gece Kemal Sunal’ın Yüz Numaralı Adam filmi ilk kez yayınlanacaktı…o gece benim ailemde sadece yaralar ve şişlerle dolu ufak hasarlar varken…kocaman Erzincan şehrinin yarısı haritadan silindi…işte şimdi o şehrin depremden sonra yaşadıkları var ruhumda benim…yalnız,soğuk,çırpınan bir ruh düşünün..buna geçmişin melankolizmini katın…üstüne yeşillik olsun diye biraz yaşama sevinci..tat verir..olmazsa olmazıdır hayatın…tıpkı bir yemekteki tuz veya baharat gibi…işte şimdi öyleyim ben…artık melankolik hallerimi düşündükçe geçmişteki…gülüyorum…hani ölümle yaşam arasındaki çizgi vardır ya…işte tam tamına onun üzerindeyim…ama bir sarhoş gibi yalpalamıyorum..ya da bir gemi gibi…dümdüz iki tarafa da meydan okurcasına yavaş adımlarla yürüyorum…siyahtım ben…daha karanlık bir renk varsa söyleyin oydum işte…şu anda olmak istediğim tek şey cahil bir dangalak…keşke düşünmemi engelleyen bir kontrol mekanizması olsa…insan burada ruh ve sinir hastanelerinden çok daha çabuk delirebilir..yine de bu hayatın tuzunu biraz fazla koymuş Tanrı…yaşama isteğim de körükleniyor…garip bir duygu..ne kadar siyah olursam o kadar beyaz olabiliyorum…ne kadar uzaklaşırsam hayattan aslında o kadar yaklaşmış oluyorum…hacı yatmaz gibiyim…yumruk atın bana…İtalya’da neşeli insanlar gördüm,Amerika’da burjuva,Brezilya fakir,Trinidad sömürülmüş,Kolombiya otçu,Küba solcu…bizim kaptan hancı ben de yolcu….tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş…bizim tencere biraz şekilsiz..zaten yemeğimiz de bir şeye benzemedi…kocaman demir yığını bir hapishanede bir o yana bir bu yana sallana sallana yaşayacakmışım bu kıymetli hayatı…bakalım bu kadar sallanınca eteklerimizden daha ne cümleler dökülecek…aslında Kurt Cobain’in dediği gibi All in all is all we all are …her şeyin içindeki her şey bizim aslında tüm benliğimizdir…huzur içinde yat kardeşim!........
|